top of page

VİZYON MİSYON DEĞERLER

Güncelleme tarihi: 6 Şub 2025




Ben kurumsalım diyen her şirket vizyon, misyon ve değerler bütününü web sayfasına koyar, panolarına asar ve çalışanlarına ezberletir. Bilmelisin der biz nereye gidiyoruz? Denetimde, panoda duyurulan ve çalışan tarafından ezbere bilinen bu şık metin ve sözcükler iyi puan getirir.


Gerçekte eyleme dönüşmeyen, şirket gelişiminde çalışanın katkısını alamayan kurum, yazılı vizyonunu duvarında asılı tutar yıllarca; “Vizyonum var, kurumsalım” edasıyla.


Vizyon, anlatımı ve çalışan tarafından algılanması zor olan konulardan biridir gerçekten. Hizmet sektöründe anlaşılabilmesi ve uygulamaya taşınması için nasıl aktarılabilir, naçizane deneyimimi paylaşmak istedim bu yazımda.


Her seviyede çalışana vizyonun anlatımını basitleştirmek için önce vizyonun ne demek olduğunu anlatmak gerekir ki emek birleşimiyle mümkün olabilecek bu yolculukta değerli rolünü bilsin.


Vizyon basit anlatımla aslında hedeftir denmeli ama neden hedef değil de vizyon diyorum adına? Hedeften farkı nedir? Açıklamak gerek:


Bir evim olsun istiyorum ya da 10 yıl sonra mutfak şefi olmak istiyorum dediğinde bunun sadece bir hedef olduğu ve bunun vizyona dönüşmesi için gözlerini kapatıp 10 yıl sonra mutfak şefi olduğunu resmedip, nerede olduğunu hayal etmesi istenmeli. Otel nerede? Nasıl bir mutfak? Kaç kişi çalışıyor? Ne üretiyorlar? Üniformaları nasıl? Sen ne giyiyorsun? Evin nerede? Evli misin? Çocuğun var mı? Yabancı bir dil konuşuyor musun?


Bu detaylı görüntü işte senin vizyonun.


Gözlerini kapattığında kendini Hawaii’de 22 metre yatında, iki tane hurinin palmiye yapraklarıyla serinlettiğini görüyorsan buna vizyon demek mümkün değil, bu ancak bir hayal olabilir.   


Hayalle vizyon arasındaki farksa vizyonun ulaşılabilir olması. Ona ulaşmak için bugünden itibaren izleyeceğin bir yol varsa adına vizyon, milli piyango biletine bağlıysa ona hayal diyoruz.


Özetle vizyon; görüntülü, detaylı ve ulaşılabilir hedefinizdir. Emeğinizle, kendinize ve çevrenize günbegün eklediklerinizle ulaşabildiğiniz nokta.


Atatürk’ün gözlerini kapattığında gördüğü manzara; kara çarşaflı kadınlar yerine resmettiği modern, okuyan, üreten, çalışan cumhuriyet kadınları; okullarda zorlanarak öğretilen Arap alfabesi yerine Latin alfabesiyle kolaylıkla bilgiye, bilime ulaşan bir toplum; fes yerine şapka; tarımın, sanayinin geliştiği, demir ağlarla örülmüş demokratik bir Türkiye. Vizyonun ne olduğunu tarif etmek için yeterli aslında.


Misyonsa basit tarifle Vizyona ulaşmak için bugünden itibaren uyguladıkların. 


Vizyonunu belirlediğin o mutfak şefi olmak için bugünden itibaren ne yapacaksın?


Sektörümüzde sıklıkla rastladığımız söylem: “10 yıldır çalışıyorum. O kadar emek verdim, sürekli üstüme dışarıdan başka birini getiriyorlar, terfi ettirmiyorlar, hakkımı yiyorlar!”


Emek verdin, evet. Karşılığını maaş olarak aldın ama kendine bu sürede ne kattın? Yeni bir dil öğrenme çabasına girdin mi? Ya da var olanı geliştirdin mi? Yeni bir şey ürettin mi? Liderlik becerilerin ne durumda? Eğitim performansın nasıl? İmajında bir değişim var mı? İşinle ilgili yenilikleri, teknolojiyi takip ettin mi? Yoksa hiç konfor alanından çıkmadın mı?


Yaptığın işin yanında mutfağın bilmediğin bölümlerini öğrenmeye başlamak, yabancı dilini geliştirmek, dünya mutfaklarını araştırmak, öğrenmek, denemek, sertifika programlarına başvurmak vb. her neyse çizdiğiniz tablo ona ulaşmak için verdiğiniz her emek, her adım sizi vizyonunuza götürecek aşamaları listelemek ve uygulamaktır misyonunuz.


Kurtuluş Savaşı’nda savaşırken, daha ülke kurtarılmamış işgalden. Beş tane edebiyatçıyı, sanatçıyı, bilim insanını yurtdışına göndererek, gelişimin tohumlarını daha o günden atmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda hızla ilerlemektir misyon.


Misyon, şirketi vizyonuna götürecek kendi yönetsel uygulamalarının yanı sıra çalışanının o vizyona giderken iletişimi, yaklaşımı ve misafire bugünden itibaren verdiği hizmetin kurum standartlarına ve değerlerine uyumudur.


Değerlerse sizin sac ayaklarınızdır. Vizyonunuza ulaştığınızda, orada tutunmanızı ve yeni bir vizyona yelken açabilmenizi sağlar.


Şöyle bir örnekle anlatayım:


Vizyonunuza ulaştınız, belirlediğiniz misafir profiline tam da istediğiniz şekilde hizmet veren çalışanlarınız var, ama bütün çöpünüzü denize döküyorsunuz. Gelir mi misafir?


Gelmez.


Demek ki çevreye duyarlı olmak sizin değerlerinizden biri olmalı. Şirketin her bir çalışanının da bu yönde uygulamaları benimsemesi çalışanların misyonunda yer alması gerekli ki her gün, vicdanıyla baş başayken, tuvalette küçük butona ya da büyük butona basmayı seçerken dahi uygulasın.


Vizyonunuzu, misyonunuzu ve değerlerinizi çalışanlara aktarmaya artık hazırız, çünkü anlatacağınız şeyin neye hizmet edeceğini artık biliyorlar.


Ancak, şirketin kendi vizyonuna ulaşabilmesi esasen her bir çalışanına kişisel vizyon ve misyon yaratabilme imkânı tanıdığında mümkün olur. Çalışanların kendilerine büyük – küçük fark etmez bir vizyon yaratabilme ve misyonunu uygulama imkânı verdiği ölçüde şirket kendi vizyonuna yaklaşır.


Konu yine çalışana verilen değere bağlanıyor.


Değer katan hizmet için değer verin…

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page